|

 |
|
SAYFA
HARİTASI
İLÇEMİZİN TARİHÇESİ
COĞRAFİ KONUM
BİTKİ ÖRTÜSÜ
AKARSULARI
GÖLLER VE BARAJLAR
ZENGİNLİK KAYNAKLARI
İKLİMİ
BELDELER
MERKEZ MAHALLELER
İLÇEYE
BAĞLI KÖYLER
İLÇEDE BULUNAN SAĞLIK KURUMLARI
İLÇEMİZDE EĞİTİM-ÖĞRETİM
İLÇEMİZİN EKONOMİK YAPISI
KÜÇÜK SANAYİ VE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ
TARIM VE HAYVANCILIK
BALIKÇILIK
ARICILIK
TİCARET
KÜLTÜR VE TURİZM VARLIKLARIMIZ
GELENEK-GÖRENEKLER
BUCAK YÖRESİ YEMEK VE TATLILARI
BUCAK TÜRKÜLERİ
DEYİMLERİMİZ
MİLLİ MÜCADELEDE BUCAK
BUCAK FOTOĞRAFLARI
ŞEHİR REHBERİ
İLÇEMİZİN TARİHÇESİ:
Bucak İlçesi ve
çevresinin tarihi M.Ö.1900 yıllarına kadar uzanmaktadır.
Belirtilen tarihte Bucak İlçesine bağlı şimdiki Çamlık
Köyü yakınlarındaki Cremna Bölgesinde Pisidialıların
yerleştiği bilinmektedir. Bu bakımdan ilçenin ilk
yerleşim yerinin Cremna olduğu kuvvetli muhtemeldir.
Tarihin her döneminde
Bucak çevresi bir çok devletin egemenlik sahası içinde
görülmektedir. Günümüze kadar uzanan tarihi kalıntılar,
ören yerleri, höyükler bunu belgelemektedir.
Pisidialılar M.Ö. 1200 Yıllarında Frig egemenliği altına
girmişler, daha sonra bölgede sırasıyla Selekoslar,
Yunanlılar, Romalılar, Bizanslar, Selçuklu Devleti,
Osmanlı İmparatorluğu egemenliklerini sürdürmüşlerdir.
Türklerin 1071
yılındaki Malazgirt Zaferi sonucu Anadolu’ya
girmelerinden sonra 1204 yılları III. Kılıçarslan
zamanında Türkler bölgeye gelerek yerleşmişlerdir.
Anadolu Beylikleri zamanında Isparta ve Burdur civarında
yaşayan Hamitoğulları ile Antalya çevresinde yaşayan
Tekeoğulları arasında yaşanan uzun çatışmalar sonucu
Hamitoğulları bölgeyi ele geçirmiş ve bölgeye
yerleşmişlerdir. Tarihi kalıntılardan ve kayıtlardan
anlaşıldığına göre bu dönemde İlçe çevresinde
yerleşimler olmuştur.
Bugünkü Çamlık Köyünde
Girmiye yerleşim merkezi kurulmuş, bu köy uzun süre Teke
Sancağına bağlı bir nahiye ve kaza olarak kalmıştır.
Kocaaliler (Melli)’ de de yerleşimlerin ilk temeli bu
dönemde atılmıştır. İncirhan çevresinde incirli köy,
şimdiki incirdere köyü yakınlarında Güğüp köyü, bugün
ilçemizde Turba denilen mevkide Hamit Köyü, şu anda
sanayii sitesinin bulunduğu yerde Onac Köyü o dönemin
önemli yerleşim merkezleridir. Büyük Türk gezgini Evliya
Çelebinin Seyahatnamesinde Elmalı, Istanaz Korkuteli)’
den Ispartaya geçişinde “İncirli Teke Toprağında bir
Müslüman Köyüdür” cümlesi İncirli Köyünün varlığını
doğrulamaktadır.
Bu köylerin günümüze
kadar ulaşabileni sadece Girmiye (Çamlık Köyü)’ dür.
Diğerleri günümüze kadar ulaşamamışlardır. Bunun
sebebinin Şahkulu (Baba Tekeli) baskınları ile 1830
ortaya çıkan ve yedi yıl süren pek çok insanın öldüğü
veba salgınları olduğu söylenmektedir.
COĞRAFİ KONUM:
KONUMU :
Akdeniz Bölgesinin Antalya bölümünde yer alan Bucak,
Burdur iline bağlı çevresinin gelişmiş bir ilçesidir.
30-31 doğu meridyenleri ile 35-38 kuzey paralelleri
arasında yer almakta; Yüzölçümü ise 1436
kilometrekaredir. Burdur – Antalya karayolu üzerinde yer
alan ilçe merkezinin Burdur’a uzaklığı 44 km, Antalya’ya
olan uzaklığı ise 80 km.’ dir.
Ovaya doğru uzanan bir
vadinin taban ve iki yakasında kurulan ilçe merkezinin
coğrafi yapısı iki bölüme ayrılmaktadır. Burdur-Antalya
karayolunun batısında yer alan bölüm ovalık, doğusunda
kalan bölüm ise dağlık ve ormanlık bir araziden
oluşmaktadır. Doğudaki dağlar Teke Yöresindeki Bey
dağlarının bir devamı olarak güney-kuzey doğrultusunda
uzanır. İlçenin batı kesimindeki ovalar ise dağların
doğrultusuna uyarak güneyden kuzeye doğru sıralanır.
İlçenin denizden yüksekliği 850mt. civarında olup
ortalama yükseklik 750 mt.’ dir.
İlçenin topraklarını
doğudan Isparta İlinin Sütçüler İlçesi, Güneyden Antalya
İli, Batıdan Burdur Merkez İlçesi ve Kemer İlçesi,
Kuzeyden Çeltikçi ve Ağlasun İlçeleri çevrelemektedir.
BİTKİ ÖRTÜSÜ :
İlçenin
doğusunu kaplayan dar ve geniş karakterli vadilerden
oluşan dağlık arazi, Isparta İli sınırındaki Aksu
nehrine kadar %40’ lık bir eğimle iner. Burada hava
biraz daha ılıktır. Bu bölgede köyler genellikle dağınık
ve bölge tamamen ormanlarla kaplıdır. Ormanların % 86
‘sını Kızıl Çam, % 6’ sını ardıç, % 4’ ünü sedir, % 2’
sini meşe, % 1’ ini Kızılağaç ve %1 ‘ini diğer ağaç
türleri teşkil etmektedir. Ayrıca bu bölgede Antep
Fıstığı, Zeytin ve İncir ağaçları da yer almaktadır.
İlçenin batısında
kalan ovalık arazide bölümler dar ve geniş sahalarla
birbirine irtibatlı düz ve verimli topraklardır. Bu
bölgede tepecikler pınar meşesi denilen çalılıklarla
kaplıdır. Kestel, Heybeli, Yüreğil Köyleri ile Ürkütlü
Beldesinin kuzeyindeki dağların yüksek kısımları çam,
ardıç ve meşe ağaçlarıyla kaplıdır.
AKARSULARI:
Onaç Çayı:Çeltikçi İlçesini Bağsaray Beldesi dağlarından
doğarak İlçemiz Dağarcık, Alkaya ve Seydiköy
arazilerinden geçerek Onaç sel kapanında toplanır.
Aksu:
Isparta ile Eğirdir İlçesi Aksu Bucağından çıkarak ,
Isparta çayı ve yine Isparta’nın Çandır köyünden çıkan
Göksu ile birleşir.İlçemiz ,Çamlık ve Elsazı köylerinin
arazilerinden geçerek Karacaören –1 ve Karacaören-11
barajlarından geçtikden sonra Antalya ovasına dökülür.
Kestel Çayı:
İlçemiz Kestel dağı ve
köyünden doğarak kurutulan Kestel Gölü içerisinden
geçer, yine aynı arazideki düdenlere dökülür.
Kızılsu:
İlçemiz Kocaaliler beldesinin kırmızı topraklı dağlık ve
ormanlık arazilerinden yağışların bol olduğu zamanlarda
akar, İlçemiz Gündoğdu beldesindeki sel kapanında
birikir.
GÖLLER VE BARAJLAR:
İlçe sınırları içerisinde sürekli suyu bulunan doğal bir
göl yoktur. Yağışların bol olduğu yıllarda Kestel,Heybeli(Ambahan),Yüreğil
köylerine ait arazilerde göl oluşmakta ve yaz aylarına
doğru bataklık halini almaktadır. D.S.İ. Bölge
Müdürlüğünün çalışmaları sonucu buralar kurutularak son
yıllarda tarıma elverişli hale getirilmiştir.
Aksu
nehrinin İlçemiz sınırlarından geçtiği Karacaören
köyünde Karacaören-I , Çopanpınar, Kocayer ve Kargı
köylerinde Karacaören-II baraj gölleri oluşmuştur. Bu
barajlar taşkından koruma ve elektrik üretme amacıyla
kurulmuştur Isparta – Antalya karayolunun geçtiği bu
bölge ormanlar ve baraj gölleri ile birlikte eşsiz
güzellikler oluşturmaktadır.
DAĞLAR:
İlçenin doğu ve kuzey bölümleri dağlarla kaplıdır.
Doğudaki dağlar Beydağlarının devamıdır. İlçenin kuzey
bölümünü kaplayan dağlar tektonik havzayı güney ve
güneydoğudan sınırlayan dağlardır. Bunlardan en yüksek
olanı 2336 mt. ile Kestel dağındaki Katrancık tepesidir.
İKLİMİ:
Bucak ilçesinin iklimi tam bir geçiş iklimidir. İlçede
Akdeniz iklimi ile İç Anadolu’nun kara iklimi arasında
bir iklim görülmektedir. Yağış bakımından Akdeniz iklimi
,sıcaklık koşulları bakımdan İç Anadolu iklimi yaşanır.
Melli (Kocaaliler ) bölgesinin bir bölümü ile Aksu
vadisinde kalan bölümlerde tamamen Akdeniz iklimi
yaşanmaktadır. Karasal iklimin görüldüğü yerlerde kış
mevsiminde soğuklarla birlikte kar yağışı görülmekte
olup; ancak 2-3 günden fazla kalmamaktadır.
Kış aylarında karasal
iklim görülen yerlerde ısı –5 dereceye kadar düşer.
Yağışlar genellikle kış ayları ve bahar girişinde
görülür. Yaz aylarında ise kurak ve sıcak bir iklim
görülür, genellikle ısı 40 dereceye kadar yükselir.
Ortalama sıcaklık 15 derece dolayındadır.
ZENGİNLİK KAYNAKLARI:
Yer altı zenginlikleri bakımından Kestel köyü ve
İncirdere köylerinde mangenez yataklarına sahip
olup,ancak işletilmemektedir. Çamlık ,Karaseki, Beleören
ve Üzümlübel köylerinde zengin traverten mermeri
yatakları işletilmektedir.
İlçemiz ova köylerinin
arazilerde taban suları mevcuttur. Kuyu ve sondajlarla
yeryüzüne çıkarılan sular içme ve sulamada kullanılır.
BELDELER: 01
Bucak İlçe Merkezi,02
Çamlık Belediyesi,03
Gündoğdu Belediyesi,04
Kızılkaya Belediyesi,05
Ürkütlü Belediyesi,06
Kocaaliler Belediyesi
MERKEZ MAHALLELER
1 Alaattin Mah.,2 Barbaros Mah ,3 Cami Mah.,4 Çavuşlar
Mah. ,5 Çukur Mah. ,6 Fatih Mah. ,7 Karayvatlar Mah. ,8
Konak Mah. ,9 M. Akif Mah. ,10 Mimar Sinan Mah. ,11
Oğuzhan Mah. ,12 Pazar Mah. ,13,Sanayii Mah. ,14 Yeni
Mah. ,15 Yörükler Mah.,16 Yunus Emre Mah. ,Çamlıca Mah.,Attila
Mah..
İLÇEMİZE BAĞLI KÖYLER:
01
Alkaya Köyü,02 Avdancık ,03 Belören ,04 Beşkonak,05
Dağarcık ,06 Dutalan ,07 Elsazı ,08 İncirdere ,09
Karaaliler ,10 Karacaören ,11 Karapınar ,12 Kestel,13
Kuşbaba,14 Seydiköy ,15 Susuz ,16 Taşyayla,17 Üzümlübel,18
Boğazköy ,19 Heybeli ,20 Karaot ,21 Keçili ,22
Kızılcaağaç ,23 Uğurlu,24 Yuva,25 Yüreğil,26 Çobanpınar
,27 Demirli,28 Karaseki,29 Kargı ,30 Kavacık,31
Kızıllı,32 Kızılseki,33 Kuyubaşı.
İLÇEMİZDE BULUNAN SAĞLIK KURUMLARI:
a-Hastaneler;
Bucak Devlet
Hastanesi İlçe düzeyinde son derece yüksek standartla
,modern tıbbi cihazlarla , 200 yatak
kapasitesiyle,mevcut 190 yatak sayısıyla, 17 pratisyen
,25 uzman doktoruyla, 71 hemşire ve 18 ebesiyle ,7
Anestezi teknisyeni, 9 Röntgen Teknisyeni, 9 Laboratuvar
teknisyeni 14 sağlık Memuru ve 62 personel, 4
ameliyathane ve 8 diyaliz makinesiyle sağlık hizmeti
vermektedir. . Özel Lider hastanesi ve poliklinikler
özel sağlık kurumları olarak ilçemizde faaliyete
başlamıştır.
b-Sağlık ocakları;
İlçemiz Merkezinde 1 ve 2 Nolu Sağlık
Ocakları ile Kızılkaya, Kestel, Kuşbaba, Ürkütlü,
Kocaaliler, Karapınar, Gündoğdu ve Çamlıkta bulunan
sağlık ocakları ile birlikte 10 adet sağlık ocağı,
Taşyayla, Seydiköy, Karaot, Boğazköy, Uğurlu, Susuz,
Karaaliler, Kızılseki, Demirli, Elsazı, Karacaören,
Çobanpınar, Kargı, Kızıllı, Yüreğil, Heybeli ve
İncirdere Köylerimizde Sağlık Evlerimiz bulunmaktadır .
T oplam 16 doktor, 16 Hemşire, 43 ebe, 7 Sağlı Memuru, 1
Çevre Sağlığı Teknisyeni,3 Laborant, 16 personel ile
birlikte vatandaşımıza hizmet vermeye devam etmektedir.
Ayrıca sanayi sitesi
mevkiinde Bucak Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifi
Hastanesinin inşaatı devam etmektedir. Bu hastanenin
hizmete açılmasıyla Bucakta Sağlık hizmetleri yönünden
sıkıntı kalmayacaktır. Merkez,Belde ve köylerimizdeki
Sağlık Ocaklarında koruyucu hekimlik, çevre sağlığı
,poliklinik ,hıfzısıhha sağlık eğitimi ve aile
planlaması hizmetleri en iyi şekilde verilmektedir.
İlçemizde Başbakanlık
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel
Müdürlüğüne bağlı 06-12 yaş grubu çocukların bakımının
ve rehabilitasyonunun yapıldığı İsmail SARI Zihinsel
Özürlü Çocuklar Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi 1996
yılında hizmete girmiştir.50 yatılı çocuk kapasitesi
olan merkezimiz de , Antalyada ikamet eden hayırsever
işadamımız İsmail SARI tarafından yaptırılmış;Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna devredilmiştir. Bu
kuruluşumuz halk katkılarına açık , yardımlarının kabul
edildiği bir kuruluştur.
İlçemiz Okullar
Caddesinde açılan Özel Bucak polikliniği de halkımıza
Teşhis, Tedavi, Laboratuar gibi sağlık konularında 24
saat hizmet vermektedir.
İLÇEMİZDE EĞİTİM-ÖĞRETİM:
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK,eğitimin
önemini belirten bu sözlerine göre Bucaklı inanır ki bir
toplumun geleceği düzenli bir eğitim sistemi ile garanti
altına alınabilir. "Toplumlar ne kadar zengin ve varlıklı
olurlarsa olsunlar düzenli bir eğitime sahip değillerse
bu varlıklar tükenmeye mahkumdur."
Eğitimin önemini iyi
bilen, eğitime inanmış ve candan gönül vermiş Bucakta
ilk resmi okul olan Oğuzhan İlköğretim Okulu 1927
yılında açılmıştır. Cumhuriyet dönemi ile birlikte
eskiden mahalle mekteplerinde yapılan eğitim, günün
şartlarına uygun olarak okullarda hızla verilmeye
başlanmıştır. Ulu önderin Harf İnkılabı ve Eğitim
seferberliği ile ilçe ve köylerinde yeni okullar inşa
edilmiş, daha önceleri yerleşim merkezinin tarım ve
hayvancılığa elverişli olması nedeniyle eğitime önem
verilmediği görülmüşse de bu dönemdeki çalışmalar ve
yapılan okullar cumhuriyet dönemi ile birlikte ilçe
insanının birden eğitime yöneldiği görülmektedir.
Cumhuriyetimizin 75.
yılında Bucak ilçesinde okur yazar oranının % 100 lere
yakın olması Bucaklının eğitime verdiği önemin bir
kanıtıdır. İlçe merkezi ve köylerde İlköğretim okulları
yeni binalarında çağdaş bir eğitim vererek ülkemizin
geleceği çocuklarımızı lise ve dengi okullara
hazırlamaktadır. Sekiz yıllık zorunlu eğitimin
başlangıcından bu yana personel, bina, araç ve gereç
yönünden önemli sorunla karşılaşılmamış; bundan sonra da
karşılaşılmayacaktır.
Bucak İlçesinde
okulsuz köy yoktur. Ancak öğrenci mevcutlarının az
olması nedeniyle 27 yerleşim biriminin okulu taşımalı
sisteme dahil edilmiştir. İlçemiz okulları bünyesinde ve
bağımsız olmak üzere 14 ana sınıfı mevcuttur. 18
birleştirilmiş sınıflı ilköğretim okulu, birisi ilçe
merkezinde altısı köy ve beldelerde olmak üzere toplam 7
tane beş sınıflı ilköğretim okulu, altısı köy ve
beldelerde, altısı ilçe merkezinde 12 adet ilköğretim
okulu açık bulunmaktadır.
İlçemizde lise meslek
liselerinin hemen hepsi mevcuttur. Bucak lisesi ve
bünyesinde yabancı dil ağırlıklı lise, Kızılkaya
beldemizde Kızılkaya lisesi genel liselerimizi
oluşturmaktadır. Bunlarla birlikte Fen Lisesi, Anadolu
Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi, Kız Meslek Lisesi, İmam
Hatip Lisesi ve bünyesinde Anadolu İmam Hatip Lisesi,
Sağlık Bakanlığına bağlı Sağlık Meslek Lisesi öğretime
devam etmektedir. Örgün eğitimin yanı sıra yaygın eğitim
hizmetleri Halk Eğitim Merkezi ve Çıraklık Eğitim
Merkezi tarafından verilmektedir.
Bucak İlçesinde Halk
Eğitim Merkezi 1981 yılında kurulmuş ve faaliyetlerini
günümüze dek devam ettirmektedir. Özellikle Ulu Önder
Atatürk’ün doğumunun 100. yılı nedeniyle düzenlenen
okuma-yazma kurslarında başarı sağlayarak o günlerde
ilçe genelinde % 85’ lerde olan okur-yazar oranını
Cumhuriyetimizin 75. yılında % 100’ lere
yaklaştırmıştır. Ayrıca Mesleki genel bilgi, sosyal ve
kültürel kurslar her yıl düzenli olarak açılmış,
kuruluşundan bu yana giyim, makine nakışları, trikotaj,
el sanatları, bilgisayar operatörlüğü, kalorifer
ateşçisi yetiştirme kursları, sosyal ve kültürel
kurslarla yaklaşık 6.500 civarında insanımıza eğitim
verilmiştir. 1990 yılında mahalli imkanlarla kurulan
bilgisayar labarutuvarı amacına ulaşmış çok sayıda
insanımız eğitilerek ilçe içerisinde ve çevre il ve
ilçelerde istihdam edilmişlerdir. 1986 yılında kurulan
Çıraklık Eğitim Merkezi 50 aday çırak, 202 çırakla
eğitime başlamış, şu anda sanayii sitesi sosyal
tesislerinde hizmetini sürdürmektedir. Açılışında dokuz
meslek dalıyla eğitime başlayan Çıraklık Eğitimi Merkezi
bugün itibariyle 89 meslek dalında eğitim verebilecek
durumdadır.
Bucak İlçesi 1997-1998
Eğitim Öğretim yılında açılan S.D.Ü. Hikmet TOLUNAY M.Y.O.
ile Yüksek Öğretimle tanışmış, S.D.Ü. Emin GÜLMEZ Teknik
Bilimler M.Y.O’nun açılması ile ilçemizde Yüksek Okul
sayısı ikiye çıkmış, S.D.Ü Zeliha TOLUNAY Eğitim
Fakültesi önümüzdeki Eğitim-Öğretim yılına
yetiştirilerek açılacaktır.
İlköğretimde / Ortaöğretimde Derslik başına düşen
öğrenci sayısı :
İlçemizde 2004-2005 öğretim yılında, 143 derslikte 3121
orta öğretim, 379 derslikte 7353 öğrenci olmak üzere
toplam 522 derslikte 10474 öğrenci öğrenim görmektedir.
.
Öğretmen ve Öğrenci sayıları :
( 2004-2005
eğitim- öğretim yılında) İlçemizde 11 lise, 9’u merkezde
olmak üzere 32 İlköğretim okulu, 1 Anaokulu ile toplam
45 adet kurum 483 merkezde, 158 Köylerde olmak üzere 641
öğretmen, 7950’si merkezde 2524’ köyde olmak üzere 10473
öğrenciye hizmet vermektedir. 2’si ilçe merkezinde 10’u
Köylerde toplam 12 adet taşıma merkezi okullarda 1320
öğrenciye taşımalı eğitim öğretim verilmektedir.
İLÇEMİZİN EKONOMİK YAPISI:
1926 yılında ilçe olan Bucak 1960 lı yıllardan sonra
ekonomik yönden güçlenmeye başlamıştır. Bu yıllardan
sonra ilçe ekonomisinde büyük değişme ve gelişmeler
gözlenmiştir. Bu gelişme Türkiye ekonomisinin
üzerindedir. Bu gelişmenin nedenleri arasında en önemli
faktör taşımacılıktır. İlçenin Antalya’ ya yakınlığı,
bölgeyi diğer illere bağlayan karayolunun üzerinde
bulunması ilçe halkının taşımacılığa yönelmesinde önemli
etken olmuştur. Taşımacılık ile birlikte ihtiyaç haline
gelen araç tamirciliği, karoser atölyeleri ile küçük
sanayii birden gelişmiştir. Bu da o dönemde yüzlerce
ailenin iş imkanına kavuşmasını sağlamıştır. Özellikle
1970-1980 li yıllarda Bucaklı karoser ustalarının
yaptıkları kamyon kasaları Türkiye genelinde ün yapmış,
Türkiye’nin dört bir yanından gelen kamyoncular kamyon
kasalarını Bucakta yaptırmışlar, bunun yanısıra araç
tamirciliğinin yan kolları olan oto boyacılığı, oto
elektrikçiliği, makasçılık vb. alanlarda
yaygınlaşmıştır. Bu dönemin ilçe ekonomisine büyük
katkıları olmuştur. 1980 li yılların sonuna doğru yurdun
her yerinde sanayii alanında gelişmeler başlayınca oto
tamirciliği ve kamyon karoserciliği duraklamıştır. Bu
durumu yaşayan küçük esnaf ve sanatkarlar tamirciliği
bırakıp, imalata yönelmişler. Bu alanda uğraşı
vermişler; bunda da başarılı olmuşlardır. Bu nedenle
ilçedeki sanayii üç bölümde incelemek gerekir.
KÜÇÜK SANAYİ VE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ:
Özellikle oto sanayii
ve buna bağlı kollarda gelişmiştir. Önceleri Belediyeye
ait dükkanlardan oluşan dar mekandaki sanayii sitesi
ilçemizin Burdur çıkışındaki yeni yerine taşınmış burada
rahat bir mekanda hizmet vermektedir. Sanayii sitesinde
otomobil, kamyon, otobüs, traktör, ziraat aletleri, iş
makineleri vb. araçların tamirini ve bakımını yapan bir
çok esnaf bulunmaktadır.
Bucak’ ta 3.150’ nin
üzerinde küçük sanayii esnafı vardır. Küçük sanayinin
özellikle oto sanayinin ileri düzeyde oluşu yeni bir
ticaret dalının doğmasına neden olmuştur. Bu oto
parçaları ticareti olup, yerli ve yabancı her türlü
aracın yedek parçasını ilçede bulmak mümkündür. Küçük
sanayiciler bu alandaki faaliyetlerini sürdürerek ilçeyi
ekonomik hareketliliğe sevk etmişlerdir. Bucak küçük
sanayii kooperatifinin yürüttüğü 362 üyeli şimdiki
sanayii sitesinin yapımından sonra 100 üyelik ek sanayii
sitesinin inşaatları tamamlanmış ve hizmete girmiştir.2006
yılından itibaren Bucak Organize Sanayi Bölgesi
Bucak-Antalya karayolunun 5.km sinde açılmıştır.Bölgede
mermer ürünleri işleyen ve ihracatı yapan fabrikalar
başta olmak üzere Galericiler Sitesi ve Plazalar
bulunmaktadır.
ATÖLYE İŞLETMELERİ:
İlçede
oto tamirciliğinin yaygın olması yörenin yeterli orman
kaynaklarının bulunması inşaat sektörünün hareketli
olması vb. nedenlere dayalı olarak atölye
işletmeciliğinin gelişmesine neden olmuştur. Motor
yenileme, torna tesviye, karoser, ağaç, demir ve plastik
doğrama vb. atölyelerde genellikle sanayii sitesi
içerisinde yer almaktadır. Daha önceki bölümlerde
belirtildiği gibi Bucak sanayii esnafı üretime dönük
çalışmalara önem vermiş, bu konuda başarı sağlamıştır.
Sanayii sitesi içerisinde oto yan sanayii alanında
üretim yapan bir çok atölye mevcuttur. Bunları şu
şekilde sıralayabiliriz :Oto elektrik parçaları, far
anahtarı, elektrik butonları, sinyal, far, silgeç
kolları , bay pas pompası, eksoz freni, plastik döşeme
parçaları vb. oto parçalarıdır. Ebatı ve şekli bilinen
her türlü parçayı yapabilecek kapasitede bir çok atölye
mevcuttur.
FABRİKALAR :
Son yıllarda ilçede
fabrikaya olan eğilim artmıştır. Fabrikanın temelini
1960 lı yıllardan sonra gelişen küçük sanayii’ e
bağlıdır. Bu fabrikaların kurucularının çoğu küçük
sanayi esnaflığından gelmektedir.
Yörenin toprağının
elverişli olması toprak sanayii’ nin de gelişmesine
neden olmuştur. Bu gün Bucak’ ta 7 tuğla fabrikası
mevcut olup, yaklaşık 500 civarında istihdamı
sağlanmıştır.
İnşaat sektörüne hitap
eden iki portatif iskele fabrikası, otomotiv sanayiine
hitap eden piston ve gömlek fabrikası yine inşaat
sektörüne üretim yapan büyüklü küçüklü 14 mermer işleme
fabrika ve atölyesi, çelik kapı kasa fabrikası, akü
fabrikası vb. küçük atölyeler ilçe ekonomisine canlılık
getiren kuruluşlardır.
Bunun yanında
Antalya-Burdur Karayolu üzerinde yapılan 2.Organize
Sanayi Sitesinde mermer başta olmak üzere değişik
alanlarda faaliyet gösteren fabrikalar ve galericiler
sitesi, Kızılkaya Beldesinde Çimento fabrikası ülkemize
hizmet vermektedir.
I.
TARIM VE HAYVANCILIK:
1-
TARIM :
İlçede iklimin ılıman
oluşu ve arazinin elverişli olması her türlü ziraatın
yapılmasına imkan vermektedir. İlçe ve Köylerinde toplam
8975 çiftçi ailesi bulunmaktadır. Bunlar 236.428 Da
kuru, 63.572 Da sulu olmak üzere toplam 300.000 Da tarım
alanında her türlü ziraat yapmaktadır.
Yağlı Tohumlar:Haşhaş
, susam ,yer fıstığı ve az miktarda ayçiçeği üretimi
yapılıp ,ayçiçeği yağ sanayiinde diğerleri çevre
pazarlarında tüketilmektedir. Haşhaş üretimi Bucak
Toprak Mahsülleri Ofisi Ajans Müdürlüğü tarafından
denetimli olarak yapılmakta ,içerisinde uyuşturucu
içeren haşhaş kapsülü yine ofis tarafından satın
alınmaktadır.
Yumrulu Bitkiler :Kuru
soğan , sarımsak ,patates üretilmektedir. Çevre
pazarları ve yurt içinde pazarlaması yapılmaktadır.
Yem Bitkileri:Yonca ,
sudan otu ,fiğ ,mısır üretimi yapılır. Bunlar sadece
çiftçilerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için
üretilmektedir.
Hububat:Bucak’ta
yaklaşık 7731 hektar alanda yapılan ekimden 19.714 ton
buğday ,6816 hektar alandan 17.028 ton arpa ,596 hektar
alandan 1073 ton yulaf elde edilmektedir. Çiftçiler
hububatın bir bölümünü T.M.Ofisine bir kısmına da
tüccara satmaktadır. Son yıllarda Çamlık beldesi başta
olmak üzere Aksu vadisinde seracılık yapılmaktadır.
2-
HAYVANCILIK :
İ lçemiz
doğa şartları bakımından hayvancılığa elverişlidir. Bu
nedenle İlçemizde hayvancılık oldukça iyi durumdadır.
Bölgede süt ve besi sığırcılığı , koyun, keçi ve kümes
hayvancılığı yapılmaktadır. 1986 yılına kadar süt ve
besi sığırcılığına pek önem verilmeyen İlçemizde
genellikle küçük baş hayvancılığı (koyun, keçi), büyük
baş hayvan olarak yerli ırklar üretilmiştir. Yerli
ırklardan istenen et, süt verimi elde edilemediği için
Avrupa ırklarına yönelinmiş yurt dışından ithal edilen
kültür ırkı süt hayvanları ve düveler üstün verimli
hayvan spermleri ile hayvancılığın kalitesi
yükseltilmiştir. Hayvancılık köylerimizin hepsinde
yapılmaktadır. Üretilen sütler yerleşim birimlerindeki
kooperatifler aracılığı ile toplanarak
değerlendirilmektedir. Bucak İlçesi ve köylerindeki
günlük süt üretimi 65-70 ton civarındadır. Bu sütlerin
yaklaşık 30 tonu yine ilçemizde bulunan 8 mandıra
tarafından alınmakta ve işlenmekte, geri kalan 40 ton
civarındaki sütte İlçemizde bulunan iki adet süt toplama
merkezinden yurdumuzun değişik illerine
gönderilmektedir.
Kümes hayvancılığı
çevre il ve ilçelere göre ilçemizde daha iyidir.
Özellikle Seydiköy, Alkaya, Dağarcık ve ilçe merkezi
dahil Karapınar, Karaaliler, Kızılcaağaç köylerinde
yumurta tavukçuluğu yapılmakta, bir çok aile geçimini bu
yoldan sağlamaktadır. Ayrıca İlçe merkezi ve köylerde
her ailenin kendi ihtiyacını karşılayacak kümes hayvanı
mevcuttur.
4-
BALIKÇILIK :
Balıkçılıkta
ilçemizin önemli geçim kaynaklarındandır. Karacaören I
Baraj gölünde 30.000 dönüm alanda göl balıkçılığı
yapılmakta, balık çeşitlerini sazan, levrek, kefal ve
yayın oluşturmaktadır. Bu gölde Karacaören, Elsazı ve
Kızıllı köylerinin balıkçılarına ait %80 ‘ i motorlu
kayıklar oluşturmakta, bu kayıkların ruhsatlandırma
işlemleri İl Tarım Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır.
Gölden elde edilen balıklar yine bu üç köyün birlikte
kurmuş olduğu Su Ürünleri Kooperatifi tarafından
değerlendirilmektedir. Onoç banaj göletinde de olta
balıkçılığı yapılmaktadır.
Karacaören II Baraj
gölünde 750 dönüm alanda balıklandırma çalışmaları
yapılmaktadır. Son yıllarda havuz balıkçılığı konusunda
ilgili çalışmalar yapılarak halk alabalık üretimine
özendirilmiştir. Karacaören I ve II baraj göllerinde
sayıları onu geçen kafes balıkçılığı ile birlikte Kestel
köyünde 3, Heybeli’de 1, Pamucak’ta 1, Elsaz’ında 1,
Dutalan’da 1, Kuşbaba’da 1 olmak üzere 8 adet havuz
balıkçılığı yapılmaktadır. Haftanın Perşembe ve Pazar
günlerinde halk pazarı kurulmaktadır. Bu pazarlarda
yörede yetiştirilen ürünler alınır, satılır.
4-
ARICILIK:
Köylerinde ek kazanç olarak arıcılıkta yapılmaktadır.
Gezginci arıcılık şeklinde olan arıcılık son yıllarda
zirai ürünlerde görülen hastalık ve haşerelere yapılan
ilaçlı mücadeleler arıcılığı olumsuz yönde etkilemiştir.
İlçedeki toplam 2.650 adet kovandan 27 ton bal
üretilmektedir.
Kooperatifler:Bucak
halkı birleşmeyi ,dayanışmayı sever. Birbirlerine yardım
etmek Bucak halkının en iyi vasıflarındandır. Bu nedenle
ilçemiz merkezinde ve köylerinde aktif olarak çalışan
değişik amaçlı kooperatiflerimiz vardır. Şu anda 29
Tarımsal Kalkınma ,6 Sulama ,1 Su ürünleri olmak üzere
toplam 36 adet tarımsal amaçlı kooperatifimiz
bulunmaktadır. Bu kooperatiflerimizden 1 tanesi 200
başlı süt inekçiliği projesini uygulamaktadır. İlçemizde
tarım çoğunlukla günümüzün gerektirdiği makinalarla
yapılmaktadır.
5-
TİCARET:
Bucak , turizmin
merkezi durumunda olan Antalya’ya yakınlığı ve
Antalya’yı diğer şehirlere bağlayan karayolunun üzerinde
bulunmasından ticaret ve turizm yönünden oldukça
hareketlidir.
İlçe nüfusunun
kalabalık olması, Çeltikçi ,Ağlasun ilçelerinin ilçemize
yakın olması ilçedeki ticari faaliyetleri canlı
kılmaktadır. İlçe merkezinde konfeksiyon ,tuhafiye,beyaz
eşya ,inşaat malzemeleri ,haberleşme cihazları ,pansiyon
işletmeciliği vb. alanlarda çok sayıda ticaret erbabı
esnaf bulunmaktadır. Kısaca günümüzde ihtiyaç duyulan
her türlü malzemeyi ilçemiz esnafında bulmak mümkündür.
Bucak ilçesinde kitre
ve salep ticareti de ilçe ekonomisine büyük katkı
sağlamaktadır. Dondurma üretiminde kullanılan kitre ve
salep Türkiye genelinde pazarlanmakta , ülke ihtiyacının
yaklaşık %70 Bucaklı esnaflar tarafından
karşılanmaktadır. Sayıları 25’i bulan oto galerileri ve
araba bayileri nedeniyle ilçemiz otomobil alım–satım
yönünden oldukça hareketlidir. İlçemizde aşağıda adları
bulunan ticari kuruluşların ilçe ekonomisindeki
hareketliliği belirtmektedir.
Ziraat Bankası
,Türkiye İş Bankası ,Türkiye Halk Bankası ,Türkiye Emlak
Bankası ,Akbank, Şekerbank bulunmaktadır. İlçe
merkezinde 15 sarraf ve kuyumcu, 22 Anonim şirket, 7
kolektif şirket, 3 komandit şirket, 66 muhtelif
kooperatif, 242 limitet şirket vardır. Bucak’ ta çeşitli
esnaf ve kesimleri temsil eden ekonomik ve sosyal hayat
içerisinde etkili olan oda, dernek ve kurumların sayısı
da oldukça fazladır.
Ticaret ve Sanayii
Odası :1966 yılında kurulmuş beş kişiden oluşan yönetim
kurulu tarafından yönetilmekte olan odanın 680 üyesi
mevcut olup, gelirlerini üye aidatları, basılı evrak ve
kağıtlardan karşılamaktadır. Yönetim Kurulu Başkanı
İlçemiz Esnaflarından Hüseyin ERDEM’ dir. İlçenin
ticaret ve sanayii ile işlerini takip ederek yine bu
konularla ilgili bilgi ve haberleri üyelerine ulaştırır.
Üyelerin resmi kurum ve kuruluşlarla ilişkilerinde
yardımcı olur.
S.S. Bucak Esnaf ve
Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi :
1163 sayılı kooperatifler kanunu gereğince 1964 yılında
ilçemizde kurulmuş olan kooperatifin amacı ortakları
olan esnaf ve sanatkarlara devletin vermiş olduğu ucuz
faizli kredilerde aracılık yapmaktır. Yönetim kurulu 7
kişiden oluşmakta olan kooperatifin Yönetim Kurulu
Başkanı İlçemiz esnaflarından Ali CİVAN’ dır. Kendi
binasında hizmet veren kooperatifin sermayesi
572.000.000.000.-TL’ dir. İlçemiz sanayii sitesi
karşısında 160 yataklı Esnaf Hastanesinin 11 katlı
karkas yapısını tamamlamış olup, hastane hizmete
açıldığında üyelerine, ilçe halkına ve bölgemize hizmet
verecektir. Yine kooperatifin üyelerine ve ilçe halkına
hizmet amacı ile bir ambulans, bir de cenaze nakil aracı
mevcuttur.
Bucak Şoförler ve
Otomobilciler Odası Başkanlığı: İlçemizde 1964 yılında
kurulan odanın 2.901 üyesi vardır. Şoför Esnafının hak
ve menfaatlerini korumak esnaf arasında birlik ve
beraberliği, yardımlaşmayı sağlamak, resmi kuruluşlar
ile şoför esnafı arasındaki iletişimi sağlamak vb.
amaçlarla kurulmuş olan odanın yönetim kurulu başkanı
İlçemiz esnaflarından Yusuf TOP’ dur. Gelirlerini üye
aidatları ve basılı evraklardan temin eden odanın hizmet
binası kendine aittir. Altı personeli olan odanın
üyeleri ve ilçemize hizmet için bir kurtarıcı ve bir
ambulansı bulunmaktadır.
Bucak Esnaf
Sanatkarlar Odası : 1969 yılında
ilçemizde bulunan Esnaf ve Sanatkarların üyeliği ile
kurulmuştur.Esnaf ve sanat sahipleri ile bunların
yanında Çalışanların müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak,meslek faaliyetlerini kolaylaştırmak
,mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmesini
sağlamak , mensuplarının birbirleriyle ve halkla
ilişkilerinde dürüstlüğü hakim kılmak ve meslek ahlakını
,disiplini korumak gibi amaçlarla kurulan kamu kurumu
niteliğinde tüzel kişiliğe sahip meslek kuruluşudur. Oda
üyelerinin sicillerini tutar,üyelerin resmi kurum ve
kuruluşlarla ilişkilerini düzenleyen Odanın Yönetim
Kurulu Başkanı ilçemiz esnaflarından Ali SAĞAR’dır.Oda
ayrıca tütün ve tütün mamülleri dağıtım A.Ş.’ni kurarak
Tekel ürünlerini pazarlamaktadır.
Bucak Ziraat Odası
Başkanlığı:
İlçemizde 1963 yılında kurulan Ziraat Odası Kamu Kurumu
niteliğinde bir meslek kuruluşudur.6100 civarında üyesi
olan Odanın Yönetim Kurulu Başkanı İlçemiz
Çiftçilerinden g elirlerini üye aidatları ve basılı
evraklardan Zirai ilaç ve tohumluk satışlarından elde
etmektedir. Odanın amacı; çiftçi sorunlarını resmi
makamlara ulaştırmak çiftçilerin sosyal güvenlik
sorunlarını takip etmek ,Köy Tarımsal Kalkınma
Kooperatiflerinin kurulmasına destek olmaktır.
Bucak Çiftçi Mallarını
Koruma Başkanlığı :
Ticaret ve Sanayii Odası Meclis üyeleri, Ziraat Odası
Meclis Üyeleri, Belediye Meclisi ve Belediye
Başkanlığının katılımı ile seçilen koruma başkanı ve
dört yönetim kurulu üyesinden oluşur. 4801 sayılı yasa
gereğince çiftçilerimizin ekili, dikili arazilerinin ve
araçlarının zarara uğramasında çiftçilerimizi korumak
amacıyla kurulan odanın koruma Başkanı ilçemiz
çiftçilerinin Mehmet TUĞCU’ dur. Aynı kuruluş
çiftçilerimize tohum eleme ve ilaçlamada yardımcı
olmaktadır.
İlçemizde bunlarla
birlikte Türk Hava Kurumu Şube Başkanlığı, Avcılar ve
Atıcılar Kulübü, Hızarcılar Odası Başkanlığı, Sanayici
ve İş Adamları Derneği, Huzur Evi Yaptırma ve Yaşatma
Derneği, gibi kuruluşlar da yer almaktadır.
Ayrıca İlçemiz merkezi
ve köylerinde halkın kök boyası denilen yöntemle
boyadıkları iplerden dokunan Döşemaltı, Milas tipi
halılar, özellikle turistlerin ilgisini çekmekte,
üretilen bu el dokuması halıların da ilçe ekonomisine
önemli katkıları vardır.
Burdur-Antalya
karayolunda mevcut bulunan petrol satış istasyonları,
dinlenme yerleri de ilçe ticareti açısından önemlidir.
Bu yol üzerinde turizme hizmet verebilecek kapasitede üç
tane dinlenme tesisi mevcuttur.
Yine Isparta-Antalya
karayolunun ilçemiz Aksu vadisinden geçen yerlerinde
turizme hizmet amacı ile tesisler yapılmaya başlanmış,
bunlardan bir tanesi hizmet vermektedir. Bu yol
Karacören I ve Karacaören II baraj göllerinin ve
ormanlarımızın oluşturduğu güzellikler içerisinden
geçmekle ileride yöre insanın ekonomik ve sosyal yönden
gelişmelerine sebep olacaktır.
Tarihçe bölümünde
belirtildiği gibi ilçemizde tarihin her döneminde
yerleşimler olmuş, bu yerleşimlerden günümüze o
dönemlerden bir çok tarihi kalıntı ve Örenyerleri
kalmıştır. Bu kalıntılardan özellikle Cremna, Susuz Han,
İncir Han son yıllarda turistlerin ilgisini çekmektedir.
Bu nedenle 1998 yılında Cremna Örenyerine kafeterya
yapılarak turizmin hizmetine sunulmuştur.
III.
KÜLTÜR VE TURİZM VARLIKLARIMIZ:
İ lçemizde
bulunan bu tarihi kalıntıları şöyle sıralayabiliriz
:
CREMNA :
İlçemiz Çamlık Beldesinde Bizans veRoma dönemleri daha
çok göze çarpmaktadır
KODRULA :
İlçemiz Kestel köyünde Roma şehri.
KRİTAPOLİS :
İlçemiz Kızılkaya Beldesinde Roma şehri.
SİA (OSİA) :
İlçemiz Karaot Köyünde Roma şehri.
KOMANA :
İlçemiz Ürkütlü Beldesinde Yunan şehri.
MİLYAS :
İlçemiz Kocaaliler Beldesinde Yunan-Roma yerleşmesi.
SUR KALINTISI
:
İlçemiz Taşyayla
köyünde.
İNCİRHANI:
İlçemiz İncirdere köyünde Anadolu Selçuklu Devleti
hükümdarı 2.İzzettin Keykavus döneminde 1299 tarihinde
inşa edilen bir kervansaraydır.
SUSUZHAN:
İlçemiz Susuz köyünde
Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarı 2.İzzettin Keykavus
döneminde 1299 tarihinde inşa edilen bir kervansaraydır
CREMNA :İlçemiz
Çamlık Beldesi sınırları içerisinde Aksu (KESTOS)
vadisinde etrafı uçurum olan hakim bir tepe üzerinde
Pisidialıların kurduğu antik bir şehirdir.
M.Ö. 6. yüzyılda şehir
Lidyalıların, M.Ö. 546 ‘ da Perslerin, M.Ö. 333’ te
Büyük İskender ‘in (Alexsandır) burayı alması ile
Makedonya hakimiyetine girmiştir. Daha sonrada sırasıyla
Antigonas’ ın yönetimine, Selevkosların yönetimine ve
Bergama Krallığına katılmıştır. M.Ö. 60. yılında Roma
yönetimine, M.Ö. 36’ da Galatya yönetimine, M.Ö. 25
yılında tekrar Roma yönetimine girmiştir. Roma
İmparatorluğunun ikiye ayrılması ile Doğu Roma (Bizans)
yönetimine, M.S. 11. yüzyıl sonunda Türklerin Anadolu’ya
gelmesi ile birlikte Türk hakimiyetine girmiştir.
Cremna ‘da günümüze
kadar ayakta kalabilen kalıntılar Romalılardan kalmadır.
Şehrin etrafı iki metre genişliğinde, 7-8 metre
yüksekliğinde surlarla çevrilidir. Şehre batıdan
girilir. Şehir ızgara planı olarak kurulmuş Akrapol
(Yukarı Şehir) kısmında Form (Meydan), Bazilika (Mahkeme
Salonu), Kilise Elsodra (Kemerli Yapısı) ve Kütüphane
yapılarından oluşmaktadır. Bunlardan başka Propolion
(Anıt Giriş Kapısı), Nympheum (Anıt Çeşme Binası)
bulunmaktadır.
1971-1973 yılları
arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Arkeoloji Bölümü Profesörlerinden Jale İNAN tarafından
bilimsel bir kazı yapılmış ve Kütüphane binasında
çalışılmıştır, Bina ortaya çıkarılmış ve içerisinden 9
adet mermer tanrı heykeli bulunmuştur. Tüm eserler
günümüzde Burdur Müzesinde sergilenmektedir.
1998 yılında
turistlerin daha kolay ulaşabilmesi açısından antik
şehrin girişine kadar patika olan yol genişletilmiş ve
asfalt kaplama yapılmıştır. Gelen turistlerin
kullanabilecekleri kafeterya, wc tamamlanarak hizmete
girmiştir.
GELENEK-GÖRENEKLER:
-Kıyafetler:
Erkeklerin eskiden giydiği fes, poçu, kepe (Cepken), iç
gömlek, şal kuşak, yörük koanı, çaşır, yün çorap ve
çarık günümüzde sadece köylü yaşlılarda
rastlanılabilmektedir. Gençlerin ve ilçe merkezinin
giyim tarzı çağdaş çizgiyi takip eder niteliktedir.
Kadınların giydiği fes, oyalı yazma, içgömlek, sıkma, üç
etek, acem şalı, direm kuşak, kepe, şalvar, yün çorap ve
çarık genelde köy kadınlarının giyim tarzıdır. İlçe
merkezindeki kadınların oyalı yazma ve şalvar (koca don)
alışkanlığı devam etmektedir.
-Düğünler:
Evlenme yaşı merkezde erkekler için 20-25, kızlarda
19-22 iken köylerde bu sınır 2-3 yaş aşağı
düşebilmektedir. İki taraf arasında aracılarla anlaşmaya
varıldıktan sonra oğlan tarafının büyükleri "kız
istemeye" giderler. "He kahvesi" içilir. Kız ve oğlan "sözlü"dürler.
Sonra iki aile akrabalarla bir araya gelip "nişan"
yaparlar. Belirlenen zamanda iki aile yeni kurulacak
yuvanın eksiklerini tamamlarlar (Urba görme). Düğün
tarihi şeker, mendil, yazma, havlu gibi hediyelerden
oluşan "oku" ile evlenecek kız ve oğlan veya onların
yakınlarınca sözlü davet yapılır. Önceden bir hafta
kadar süren düğünler günümüzde Cuma günü öğleden sonra
kadınların davul-zurna eşliğinde kız evine gitmesi ile
başlar.Kına yakılır. Akşam düğün evlerindeki yemekten
sonra oğlan evinde eğlenilir. Cumartesi akşamı eğlence
kız evindedir. Damat yakın arkadaşları ile kız evine
gelir,oynar. Pazar günü öğle namazından sonra kız evine
"gelin almaya" gidilir. Oğlan evine gelindiğinde
gelin-damat birlikte şerbet içer. Damat arkadaşları
tarafından gezmeye götürülür (Aralarında enaz birinin
evli olması gerekir.). damat merak ettiği konularda
bilgilendirilir ve eve geri götürülür. Düğünlerde
davul-zurna ve daha çok saz eşliğinde oynanır. Gurbet
havaları, Teke zortlatması, Teke zeybekleri, Kabardıç ve
Kırık havaların yanında diğer sazlı-sözlü oyun lar da
oynanır.
-Lakaplar:
Eski lakap anlayışı Bucak'ta
günümüzde de yaşatılmakta ve aileler lakaplarıyla
anılmaktadır. Bazı lakaplar; Kedililer, Ayıcılar,
Keneler, Deveciler, Katırcılar, Kırılar, Karıncalılar,
Böcüler, Kirliler, süllüler, Güllüler, Kadılar (Çil
kadılar, İbiş kadılar, Kadı Veliler, Kadı Ahmetler),
Akçalar, Karacalar, Sarılar, Beyazlar, Akmehmetler,
Garahüseyinler, Akçabeyler, Garahaliller,
Çakırlar,Alaylılar,Demirciler, Galaycılar, Kömürcüler,
Heybeciler, Kadir ustalar, Torbalılar, Keçeliler,
Göncüler,Halvacılar, Müezzinler, Daşcılar, Borucular,
Çerçiler, Onaranlar, Zemerci Mahmutlar, Arlılar,
Uysallar, Musalar, Kısalar,Köseler, Doğruboyunlar,
Mencilisler, Manduraplar, Yalançılar, Dilsizler,
Kenişler,Gilikler, Hacıomarlar, Kirişler, Beslekler,
Bağrıaçıklar, Görekler, Golaklar, Şippekler, Tefiller,
Solumazlar, Çakacılar, Kartlar, Hacebişler, Meçikler,
Cıllılar, Boleller, Karışıklar, Tombaklar, Yörükler,
Osmancıklar.
|
AĞUZ |
TARHANA |
CEVİZ EZMESİ |
KÖMBE-ÇANAK EKMEĞİ |
TOPALAMA |
|
KEŞKEK |
DÜĞÜLCÜK |
ARAP AŞI |
BURDUR ŞİŞ |
GELİN AŞI |
|
SÜTLAÇ
MALZEME:500gr
süt, yarım bardak su,toz seker, 1 kaşık
pirinç, yarım kaşık pirinç unu.
YAPILIŞI:Bir kap
içinde yarım kilo süt, yarım bardak su
katılarak kaynatılır. Islanmış, temizlenmiş
pirinç, sütle pişirilir. Şeker, yarım kaşık
sulandırılmış pirinç unu ilâve edilir,
kâselere dökülür. Soğuduktan
sonra tarçın ekilir.
Yemeklerden sonra, bayanların doğumdan sonra
loğusa diye tabir edilen dönemlerinde
tüketilir.
|
|
CACIK
MALZEME:500gr
yoğurt, 2 adet salatalık(hıyar) ½ dereotu, 1
kahve kaşığı nane, 2-3 diş sarımsak.
YAPILIŞI:Salatalıklar
yıkanır kabukları soyulur, büyük bir kaseye
çenterek doğranır veya rendelenir.
Yoğurt iyice çarpılır.
Bir bardak su, tuz, doğranmış salatalıklar,
sarmısak, dereotu, nane ilâve edilir.
İstenirse üzerine zeytinyağı gezdirilir.
Not:Nane,
dereotu, sarmısak, zeytinyağı ilâvesi isteğe
bağlıdır.
Göce ile
yapılan tarana pilavı ile, öğle ve akşam
yemeklerinde içilir.
|
|
SALAMUR PEYNİR
YAPILIŞI:Süt
ılık iken peynir mayası veya oğlak gursağı(oğlak
gursağı maya yokken kullanılırmış) sütün
içerisine yeterli miktarda konularak iyice
karıştırılır.
Maya tuttuktan sonra
fazla bekletilmeden(aksi taktirde
mantarlaşır) bez keseye dökülerek suyunun
süzülmesi beklenir. Suyu süzüldükten sonra
üzerine ağır taşlar konularak bastırığa
vurulur.Peynir buradan alınıp dilimlenerek
dört tarafı tuza batırılır ve tepsiye tek
tek dizilir. Bu şekilde birkaç gün
bekletilerek suyu iyice süzülür.
Salamur yapmak
için ise, tuzlu su kaynatılır. Tuzlu
suyun kıvamı şu şekilde anlaşılır. Su
soğuduktan sonra içine yumurta konur,
yumurtanın yarısı suyun yüzünde yarısı suya
battı ise suya atılan tuz oranı yeterlidir
anlamına gelir. Dilimlenmiş peynirler
bidonlara sıkı sıkı yerleştirilir.
Hazırlanan tuzlu su üzerine dökülür ve ağzı
sıkıca kapatılır.
Sabah
kahvaltılarında, börek-çörek yapımında,
piknikte sıkça tüketilir.
|
|
KEŞKEK (Sütlü,sade
ve pekmezli)
Keşkek Bucak ve
köylerinde özel günlerde ve düğünlerde
yapılır.
Keşkek, buğdaydan
yapılır, Hafifçe ıslatılan buğday, taş
dibeklerde dövülür, kabuğunun ayrılması
sağlanır. Havalandırılıp kurutulduktan sonra
savrularak kabuklar ayrılır. Kabuksuz
buğday, büyük kazanlarda kaynatılarak
pişirilir. Pişen malzeme özel araçlarla
güzelce ezilir. Ezilerek elde edilen bu
malzemeye keşkek denir.
YAPILIŞI:Özel
dövülmüş keşkek buğdayı yıkanır, üzerine
sıcak su dökülerek tencerenin ağzı
kapatılır. Sabaha kadar şişmiş olan buğdayın
üzerine biraz daha su katılarak kaynatılır.
Dibinin tutması arada karıştırılarak
engellenir. Pişince tabaklara alınıp üzerine
tereyağı gezdirilir.
NOT:Sütlü keşkek
için pişerken süt, eklenip 15-20 dakika daha
kaynatılıp tuz atılır. Pekmezli keşkek için
pekmez katılır.
|
|
BORANA
YAPILIŞI:Bakla
yıkanır, ayıklanarak kıyılır ve su ile
haşlanır. Tabağa alındıktan sonra üzerine
sarmısaklı yoğurt(süzme) hazırlanıp dökülür.
Tereyağı eritilir, kırmızı toz biber yağın
içerisine dökülüp karıştırılarak
yoğurtlanmış olan baklanın üzerine
gezdirilir.
|
|
YOĞURTLU ISPANAK
YAPILIŞI:Ispanak
yıkanır, ayıklanarak kıyılır ve kendi
suyuyla ile haşlanır. Tabağa alındıktan
sonra üzerine sarmısaklı yoğurt(süzme)
hazırlanıp dökülür. Tereyağı eritilir,
kırmızı toz biber yağın içerisine
dökülüp karıştırılarak
yoğurtlanmış olan ıspanağın üzerine
gezdirilir.
|
|
SÜTLÜ ISPANAK
YAPILIŞI:Ispanak
yıkanır, doğranır. Yağ ve soğan kavrulup
üzerine ıspanak dökülür. Kavrulur ve
kararınca su dökülür. Kaynadıktan sonra
içine pilavlık ya da diri bulgur ilave
edilir. Suyu çekilir gibi olunca kaymaklı
süt dökülür ve bir iki taşım kaynatılarak
servis yapılır.
|
|
BATTA
YAPILIŞI:Yumurta
haşlanır ve kıyılır. Tuz, dövülmüş sarmısak,
yoğurtla karıştırılıp yumurtanın üzerine
dökülür. Tavada eritilen tereyağın içine
kırmızı toz biber konup karıştırılarak
yoğurdun üzerine gezdirilir.
|
|
TATAR
YAPILIŞI:Erişte
kesiminden arta kalan üçgen şeklindeki büyük
parçalar kaynamış tuzlu suda haşlanır ve
süzülür. Sarmısaklı süzme yoğurt hazırlanıp,
üzerine kırmızı biberli tereyağı dökülür ve
yeşil soğanla yenir.
YOĞURTLU SEMİZOTU
YAPILIŞI:Semizotu
yıkanır, kıyılır, kendi suyuyla haşlanır.
Tabağa alındıktan sonra
üzerine sarmısaklı
yoğurt(süzme) hazırlanıp dökülür. Tereyağı
eritilir, kırmızı toz biber yağın içerisine
dökülüp karıştırılarak
yoğurtlanmış olan semizotunun üzerine
gezdirilir. Semizotu sütlü de pişirilir.
Semizotunun
ayrıca yoğurtlu salatası da olur.
Ebegümeci
otu da sütlü, yoğurtlu ve bulgurlu
pişirilir.
|
|
MAKARNA -ERİŞTE
KESME
MALZEME:Un, tuz,
yumurta.
YAPILIŞI:1kg
una, 3-4 yumurta konur. Sertçe yoğurulur.
Hamur dinlendikten sonra 2mm. kalınlığında
yufka şeklinde açılır. Açılan yufkalar
bezlerin üzerine serilir. Üstü biraz
kuruyunca altı çevrilir ve tavlı hale
getirilir. Tavlı hale gelen yufkalar, üst
üste (3 tane) konur, ortadan bölünür.
Bölünen parçalar da üst üste kapatılır
(yarım daire şeklini alır) 5-6cm’lik
şeritler halinde kesilir. Şeritler kibrit
çöpü kalınlığında kesilir ve bezlerin
üzerinde kurutulur.
Erişte de, bu
kesilen makarnaların fırına sürülerek hafif
kızartılmış şeklidir. Erişteden çorba da
yapılabilir.
|
|
BULGUR KAYNATMA
Buğday elenir, yıkanır,
kazana dökülür. Üzerine üstü basa su konup
kaynatılır. Kıvamına gelince(iyice pişmeden)
kazandan indirilip bezin üzerine serilir.
Akşamına bezlerin içindeki bulgurlar
toparlanıp, sabah
tekrar serilir. Aynı
zamanda bu toparlama bulgurun ilk gün yaş
iken kokmasını engeller. Bu işlem bulgur
kuruyasıya kadar devam eder. Kuruyunca
ayıklanır, çuvallara katılıp değirmene
götürülür. Bulgur, pilavlık, düğülcük ve
diri olarak üçe bölünmüş vaziyette
kırdırılır. Bulgur değirmenden gelince hafif
ıslak olduğu için bir gün serilir, kepeği
rüzgarda savrulur.
Diri bulgur dolma,
sarma ve çorbalara, pilavlık bulgur
pilavlara, düğülcük ise köfte, solumaz ve
kısıra katılarak tüketilir.
Ayrıca, yeni doğan
çocukların ilk dişi çıktığı zaman
dirgit adı verilen diş bulguru
pişirilir. Komşular, arkadaşlar ve akrabalar
çağırılıp afiyetle yenir. Yanına, fıstık,
ceviz, haşhaş ezmesi vb. çerez konur.
|
|
TARHANA YAPIMI
Tarhananın
Hazırlanışı:Buğday özel olarak
değirmende öğütülür. Bu öğütmeden göce
denilen iri parçacıklı bölüm ile un elde
edilir. Elekle birbirinden ayrılan göce ile
un hafif rüzgarda savrulur, kepeğinden
ayrılır.
Tarhana pilavı:Göce,
pilav şeklinde pişirilir. İçine dorak otu
konur, değişik bir tat ve koku alması
sağlanır. Üzerinden yağlanarak naneli ayran
ile yenir.
Tarhana çorbası için
tarhana hazırlama:Öğütülen buğdayın unlu
bölümü ayran ile hamur haline getirilir.
Hamurun içine domates, nohut, yoğurt, boy
otu, nane, dorak otu, kırmızı etli biber ve
tuz konularak güzelce karıştırılır,
yoğrulur. Koyu bir bulamaç elde edilince bir
bez torbaya doldurulur.
Hazırlanan karışım bez
torbada 3 hafta kadar bekletilir. Bu
beklemede tarhana biraz sertleşmiş,
mayalanmıştır. Üçüncü haftanın sonunda
tarhana çıkarılır, bezlere serilir,
kurutulur. Kuruyan tarhana elle övelenir un
haline getirilir. Kışlık tarhana
hazırlanmıştır.
|
|
PEKMEZ KAYNATMA
YAPILIŞI:Bağbozumu
yapıldıktan sonra üzümler yıkanıp
çuvallanarak ağzı bağlanır ve şırahaneye
konulur. Şıranın aktığı bölüme bir kazan ve
üzerine süzgeç konulur.Şırahanede üzümler
suyu bitinceye
kadar ayaklarla
çığnanir. Burada biriken şıra başka
kazanlara aktarılır. Kazana biraz boz
toprak ve elenmiş kül katılıp bir taşım
kaynatılır. Kaynarken devamlı köpüğünün
ölmesi için bir kuru çalı veya tefek dalı
yardımı ile karıştırılır. 12 saat
bekledikten sonra tekrar süzülerek pekmez
tavalarına dökülür ve kıvama gelinceye kadar
kaynatılır. Pekmezi koyacağımız kaba aktarma
işlemini savurarak yaparız. İçerisine
fesleğen dalı konur ve bir gece
ayazlatılarak ağzı kapatılır.
|
|
SALÇANIN
HAZIRLANMASI
YAPILIŞI:Domatesler
yıkanır, doğranır, kapalı bir kap(bidon,
naylon çuval vb.)içerisine konur. 5
gün bekletildikten sonra çıkarılıp
ilistirden(delikli leğen) geçirilerek
sinilere dökülür ve güneşe konur. Üzerine
tozdan korunması ve suyunu çekmesi için
tülbent örtülür. Güneşte suyu çekene kadar
bu şekilde bekletilir. Yaklaşık bir hafta
sonra hazır kıvama gelir. Tuzlanarak bir gün
daha güneşte bekletilir. Hazırlanan salça
bir gece ayazlatıldıktan sonra sabah
kavanozlara katılır, üzerine sıvı yağ
dökülüp ağzı kapatılır.
|
|
PEYNİR KURMA(SALAMUR
PEYNİR)
YAPILIŞI:Süt
ılık iken peynir mayası veya oğlak gursağı(oğlak
gursağı maya yokken kullanılırmış) sütün
içerisine yeterli miktarda konularak iyice
karıştırılır.
Maya tuttuktan sonra
fazla bekletilmeden(aksi taktirde
mantarlaşır) bez keseye dökülerek suyunun
süzülmesi beklenir. Suyu süzüldükten sonra
üzerine ağır taşlar konularak bastırığa
vurulur.Peynir buradan alınıp dilimlenerek
dört tarafı tuza batırılır ve tepsiye tek
tek dizilir. Bu şekilde birkaç gün
bekletilerek suyu iyice süzülür.
Salamur yapmak
için ise, tuzlu su kaynatılır. Tuzlu
suyun kıvamı şu şekilde anlaşılır. Su
soğuduktan sonra içine yumurta konur,
yumurtanın yarısı suyun yüzünde yarısı suya
battı ise suya atılan tuz oranı yerlidir
anlamına gelir. Dilimlenmiş peynirler
bidonlara sıkı sıkı yerleştirilir.
Hazırlanan tuzlu su üzerine dökülür ve ağzı
sıkıca kapatılır.
Sabah kahvaltılarında, börek-çörek
yapımında, piknikte sıkça tüketilir. |
|
AYVA REÇELİ
MALZEME:1kg
ayva,1 çay kaşığı limon tuzu veya 1 limon
suyu, 5-6 su bardağı şeker.
YAPILIŞI:Ayva
dilimlenip soyulur. Ortası çıkarılıp istenen
biçimde doğranır. Kabukları ve ortaları
2-3 bardak su ile kaynatılıp suyu alınır.
Ayvalar bu su ile yumuşayıncaya kadar iyice
haşlanır.(Suyu süzülmez). Sora şeker konup
kıvama gelinceye kadar yavaş yavaş
kaynatılır. Limon tuzu veya limon suyu ilave
edilir. Ateşten alınır. Ilınınca kavanozlara
boşaltılır.
NOT:Reçelin
kıvamı şöyle anlaşılır. Bir çorba kaşığı
reçel suyu tabağa konur. Biraz soğuyunca
tabak sağa sola eğilir. Eğer çabuk akıyorsa
reçel suludur, kaynatmaya devam edilir. Ayva
reçelinin rengi pembe olması için yavaş
yavaş kaynatmalıdır. |
|
EKMEK TATLISI:Yufka
ekmek gevretilip ufalanarak tepsiye serilir.
Üzerine pekmez şerbeti dökülür.Ekmekler
dökülen şerbeti eminceye kadar bekletilir ve
servis yapılır. |
|
DOLMA TURŞU
MALZEME:Lahana,
salatalık, gök domates, havuç, kırmızı
biber, sarmısak, nane, maydonoz, sirke,
limon tuzu, normal tuz, tefek yaprağı,
dolmalık biber.
YAPILIŞI:Lahana
ince ince kıyılır, gök domates, havuç,
kırmızı etli biber, salatalık, ince ince
kıyılır. Tuz ve limon tuzu atılır. Gerektiği
kadar sirke konur. 15 dakika sirkede
bekletilir. Daha sonra hazırlanan harç
dolmalık biberlerin içine doldurulur ve
kavanoza yerleştirilir. Kalan suyu kavanoza
dökülür. Dolmazsa tuzlu sirke ile üzeri
örtülür. Üzerine 3-4 tane limon tuzu konur.
Daha sonra nane, maydonoz, tefek yaprağı
örtülüp kavanoz kapatılır. (Hava almaması
gerekir.) Yaklaşık bir ay sonra
kıvama gelir. |
|
KARIŞIK TURŞU
YAPILIŞI:Sivri
yeşil biber, gök domates, acur, havuç,
kurulacak olan kaba özenli bir şekilde
yerleştirilir. Maydonoz, nane, çörtük otu,
yaprak yaprak aralarına yerleştirilerek
kabın içerisine dizilir.
Bir bardak
sirkeye, iki bardak su katılır. Gerektiği
kadar tuz atılır. Üzerine limon tuzu konur.
|
|
Yöremizde şifalı
bitkilerden yapılan yiyecek ve
içecekler.Nasıl hazırlanır ve hangi
hastalıklara iyi geldiği tahmin edilir?
DİKEN KAHVESİ (DEVE
DİKENİ)
Doğada bulunan bu
dikenin tepesinde oluşan mor çiçeğin
(topuzun) içindeki buğday tanelerine
benzer
tohumlar kavrulur.
Kahve değirmeninde çektirilir. Su ve şeker
katılarak kaynatılıp içilir.Türk
kahvesine
benzer bir tadı olduğu söylenir |
|
SİRKE YAPIMI
Pekmez yapımı esnasında
üzümler çuvallanarak şırahanelerde hiç suyu
kalmayacak şekilde çığnanır. Çuvalın
içerisinde kalan cura (posa) mengenede
sıkıştırılır. Daha sonra su konup
ıslatılarak birkaç gün bekletilir ve sirke
böylece oluşmuş olur.
IHLAMUR
Ihlamur ağacında
yetişen bu çay türü çaydalığın içerisinde
kaynatılır ve şeker atılarak sıcak içilir.
Grip, nezle ve üşütmeye
iyi geldiği söylenir.
|
|
KEKİK
Doğadan toplanan kekik,
kaynatılarak veya üzerinden sıcak su
dökülerek biraz şeker atılıp içilir.
Grip, nezle ve mide
üşütmelerine iyi geldiği söylenir. Bazı
yemek ve pilavlarda da kullanılır.
|
|
OĞUL OTU
Kollestrol ve şeker
hastalığına iyi geldiği söylenmektedir.
Ayrıca kanı sulandırır da denilmektedir.
Bucak’ın Melli(Kocaaliler)
Kasabasında yetiştiği söylenmektedir.
|
|
BOZ ÇALBA ÇAYI
Tansiyonu dengeler,
karın ağrısı, soğuk algınlığı ve şeker
hastalığına iyi geldiği söylenmektedir.
Sıcak içilir.
|
|
MAYDONOZ
Gözlere, karın ağrısına, idrar yollarındaki
taşı düşürmeye, karın bölgesindeki yağı
eritmeye faydasının olduğu bilinmektedir |
|
PAPATYA
Karın ağrısına, boğazdaki iltihabı sökmeye,
öksürük ve soğuk algınlığına iyi geldiği
söylenmektedir. |
|
AYVA YAPRAĞI
İltihabı söker,
özellikle öksürüğe iyi geldiği
söylenmektedir.
|
|
ISIRGAN OTU
Toplarken eli
kaşındırır. Kanser hastalığına iyi geldiği
söylenmektedir. Salatası, böreği ve
kavurması yapılır.
|
|
NANE-LİMON
Su ile kaynatılarak
içilir. Tansiyonu düşürür. Soğuk algınlığı
için iyi gelir. Diyet yapmak için de
faydalıdır.
|
|
KARANFİL KARABİBER
VE TUZ
15’er gr alınır, yeni
kesilmiş bir sığır kafası derisi üzerine
ekilir ve sonra ağrıyan dize bağlanır. 24
saat böylece durulur. Diz ağrısı için
faydalı olduğu söylenir.
|
|
TURP SUYU VE İNCİR
Kaynatılmış su ile
karıştırılır ve bir miktar içilir. Ses
kısıklığına iyi geldiği söylenmektedir.
|
|
SARIMSAK VE
ZEYTİNYAĞI
Bir baş sarımsak
soyulur, ateşte iyice pişirilir. Simsiyah
olunca, elle ezilip kül haline getirilir.
Hazırlanan sarmısak halis zeytinyağı ile
karıştırılıp macun yapılır. Saç ve sakal
çıkmayan yerlere sürülüp ovulduktan
sonra bir iki saat beklenir. Sonra yıkanır,
Bu işleme üç dört kere devam edilerek sonuç
alınır.
|
|
TANSİYON DÜŞÜKLÜĞÜ
Bir su bardağı ayrana
bir tatlı kaşığı tuz konularak karıştırılır
ve içilir.
|
|
TANSİYON YÜKSEKLİĞİ
Sarmısak ve limon suyu
içmenin iyi geldiği söylenmektedir.
Not: Fadime GÖRAL (Görek
Nene) ile yapılan görüşmeden alınmıştır.
|
|
Ak Fasille Pişirdim

Dinle |
Boğaz Havaları |
Gelin Alma |
İğdenin Dalları |
Yüksek Tepelerde |
|
Şıngır Şıngır |
Al Almanın Turuncu |
İliman |
Kuyu Dibi Millolur |
Halı Dokurum Halı |
|
Ev Yaptırdım |
Karanfilim Kat Beni |
Menevşeli |
Boğaz Boğaza Bakar |
Gelin Ağlatma |
|
Halil Efe |
Al Almanın Turuncu |
Karlı Dağı Aşamadım |
Hatçem(Arvallı) |
Katkılarından dolayı
Mehmet ÇELİKDEMİR'e teşekkür ederiz. |
|
DEYİMLERİMİZ
|
AĞZI FAL OLMAK : Birisinin söylediğinin
aynen gerçekleşmesi.
AĞZINA KAŞIK KEPÇE SIĞMAMAK : Çok
yüksekten atıp
tutmak.
AHMAK ISLATAN : Çok ince yağan,
önemsenmeyen, ama
insanı ıslatan yağmur.
AKLIN BASTAN BİR KARIŞ YUKARIDA OLMASI :
Çok havai olmak.
AKŞAM ÖĞÜNÜNÜN SENDEN GELMEMESİ :
Birisine
muhtaçlığın olmadığını belirtmek.
ALA DAĞDA SİVRİ SİNEK GÖZETMEK :
Önündeki ise
bakmamak, başka yerleri gözlemek.
ALDI HASAN SATTI HASAN, SERMAYEDEN KATTI
HASAN : Zarar etmek.
ALTI AYDA BİR KARIŞ, BİR AYDA ALTI KARIŞ
OLMAK: Baharda ekinlerin büyümesini
anlatır.
AMBARA BAKAN MİSAFİR EŞEĞİ GİBİ
OLMAK:Gereksiz yere sağa-sola bakınmak.
ANADAN DAYI BABADAN SOY OLMAMAK :
Akrabalık olmadığını belirtir.
ANASI AĞLAMAK : Çok sıkıntı çekmek.
ANASINI BELLEMEK : Bir işi başarmak.
ANGARYAYA GİDEN HASTA CAVIR GİBİ İŞLEMEK
:İsteksiz çalışmak.
ARKA AYAĞI İLE KULAĞINI KAŞIMAK :
Sorulmadık yerden
cevap vermek.
ARMUT PİŞ AĞZIMA DÜŞ : Herşeyi hazır
beklemek.
ATEŞ OLSA CİRMİ KADAR YER YAKMAK :
Karşıdakinin bir
şey yapamayacağını belirtir.
ATEŞE KÖRÜKLE VARMAK : Bir olayı,
yatıştırmak yerine
daha da kışkırtmak.
ATTAN İNİP EŞEĞE BİNMEK : Daha iyisine
sahipken
kötüsüyle yetinmek.
AVCUNU YALAMAK : Yaptığı düzenbazlıktan
bir şey
kazanamamak.
AYI İZİNİ KURT İZİNE KARIŞTIRMAK :
Yaptığı işleri birbirine karıştırmak.
BAĞRI YUKA OLMAK: Çok duygusal olmak.
BALTAYI TAŞA VURMAK : Giriştiği işte
karşı tarafın çok sert çıkması.
BAŞA KAKMAK : Bir suçu sürekli
hatırlatmak.
BAŞINDA ÇÖP KIRMAK : Birisinin umulmadık
bir şeyi ilk defa
yapmasında söylenir.
BAŞINI BAĞLAMAK : Evlendirmek.
BAŞININ ETİNİ YEMEK : Bir şeyi sürekli
söylemek.
BASTIĞI YERDE OT BİTMEMEK : Çevresine
onulmaz zararlar vermek.
BELLİK ETMEK : işaret koymak.
BEY DEVESİ GİBİ GEZMEK : Hiçbir işe
yaramamak, sürekli gezmek.
BIÇAĞI HAKKINA ALMAK Bir şeye
bilek gücüyle sahip olmak.
BIÇAKLI TÜFEKLİ OLMAK: Belalı olmak.
BİLİŞ KÖPEK GİBİ SIRITMAK : Yersiz
sırıtmak.
BİN İŞÇİ BİR BAŞÇI OLMAK : Her işte bir
yönetenin olması.
.
BİR DERİ TUZLAMAK: Yapılan bir işten bir
kazanç
sağlamak.
BİR DERİ TUZLAMAMAK: Yapılan bir işten bir
kazanç
sağlamamak.
BOYUNDA BONCUK BULMAK: Hak etmediği bir
varlığa kavuşunca bununla
övünmek.
BOSTAN KORKULUĞU GİBİ OLMAK : Etkisiz
kalmak.
BOSTANCIYA KELEK SATMAK: direyi bilene
öğretmeye kalkmak.
BOYACI KÜPÜ DEĞİL Kİ DALDIRIP
ÇIKARASIN:Bir şeyin hemen olmayacağını
belirtmek.
BOYUNDURUK TAKILDATMAK: Bir işte
çalışıyor gibi
görünmek, ama çalışmamak.
BOZUK PLAK GİBİ OLMAK : Aynı şeyi
söylemek.
BU ABDESTLE EPEY NAMAZ KILMAK : Bir
olaydan ders almak.
BURNU SÜRTÜLMEK : Çok eziyet çekmek.
BURNUNDAN KIL YOLDURMAMAK : Büyüklenmek,
nazlanmak, kendine laf söyletmemek.
BURNUNU SÜRTMEK: Çok eziyet çektirmek.
ÇALIYI TEPESİNDEN SÜRÜMEK : Sözün
başındayken sona varmak, olmayacak şeyi
söylemek.
CAMIZIN SUYA SIĞMASI GİBİ KONUŞMAK : Çok
uygunsuz konuşmak, kırıcı olmak.
ÇERÇİ EŞEĞİ GİBİ KOKMAK : Aşırı koku
sürünmek.
ÇIKKINI GİBİ YIKKINI OLMAMAK :
Atıp-tuttuğu halde söylediklerini
yapmamak.
CILKI ÇIKMAK : Bir işi karıştırmak,
başaramamak.
CİNİ ŞEYTANI DAĞITMAK : Çevresindeki
kalabalığı dağıtmak.
CİNİ ŞEYTANI TOPLAMAK : Çevresine
kalabalığı toplamak,
ÇUVALI ALTINDAN TUTUP SİLKMEK : Olan
biten her şeyi söylemek.
DALAKLININ BEYGİRİ GİBİ DOLAŞMAK, ATILIP
GİTMEK : Çok yorulmak.
DAMDAN TAŞ DÜŞER GİBİ BAŞINA DÜŞMEK
:Umulmadık bir olayla karşılaşmak.
DAVI TUTMAK : Olamayacak bir şeyi
sürekli istemek.
|
|
YER VE YÖRE ADLARI
|
|
Bucak'ta ilk yerleşimin gerçekleşmesinden bu
yana mevkiiler çeşitli adlarla
adlandırılmıştır. Orijinal olarak kabul
edebileceğimiz bu adları belirtmenin yararlı
olacağı inancıyla buraya koyuyorum. Yer-Yöre
adlarını anlaşılacak biçimde tariflerle
vermek istiyorum. Bucak şehir merkezinden
çıkan yol boylarında bulunan yer-yöreleri
tanımaya çalışalım:
1-Tepe çevresi:
Türkeler, Kurdunönü
2-Hökez Dağı'nın güneyinden Sanayii Çarşısı
ve İncirdere yolu üzerinde bulunan yer
adları;
Tepecik (Hastahane
çevresi), Kanlı Sarnıç, Çardak Deresi,
Masat, Külcüler, Onaç Yakası, İncepınar,
Çukuryer, İncirhanı,
Çingene Tepesi, Tilkili.
3-Demirliköprü'den batıya uzanan yol
boyundaki yer adları:
Kırançay, Tahtaköprü,
Mekecik, Yağmuracı, Çorak.
4-Bucak - S. Demirel Bulvarı - Üzümlübel
yolu üzerindeki yer adları :
Ece Kuyusu,
Kahveler,Çıkçıkkuyusu, Kadınkuyusu,
Zincirli, Sandıklıkuyu, Cevizler, Burunucu,
Ergenliburun, İhtiyartepesi,
Gügüp, Kurupınar, Akbayırpınarı,
Üzümlübel Köyü
5-Fatih Caddesi - Zincirli arasındaki yer
adları :
Bağaltı, Körkuyu, İnceyol,
Çemberlikuyu, Mıncıraklı,
Karaalikuyusu, Zeren Kuyusu.
6-Mustafa Konu Caddesi üzerindeki yer
adları: Fidançıtlık, Hacıhüseyin Musluğu,
Turba, Çiftkuyusu,
Hacıhaytakuyusu, Söğütlümusluk,
Hacıbekirkuyusu, Osmancıkkuyusu, Döşeme,
Bilellerburnu.
7-Bucak'ın güneyinde bulunan kıyı kesimden
batıya uzanan yamaç boyundaki yer adları :
Bayramlar yakası, Çamlıca tepesi, Kirişburnu,
Kızakderesi, Köyderesi.
8-Bucak'ın güneyinde bulunan tepeler
arasındaki yer adları:
Çubukiçi, Dilikkaya,
Erenköy, Bıtıraklı,
Yarasinli, Beşkuyular, Katrandağı
Boğazı.
9-Kumar Yaylası'na kadarki yol boyundaki yer
adları :
Kumarboğazı, Malkayası, Şeftalitaş,
Gelintaşları,
Kirazkuyusu, Çatalalan, Kavaklı, Fasillık,
Söğütlü, Kelerlik, Musulu, Yazbeleni,
Selvili, Köyyeri, Barak
(Yaylanın batısında), Harımcık.
10-Çatalalan - Katrandağı arasındaki yer
adları:
Değirmenlik, Belsarnıç, Oyrak,
Pelitlialan, Kızılalan,Karatavuk.
11- Kahveler - Susuz Köyü arasındaki
yer adları :
Mıncıraklı, Kızılciğer,
Yalnızağaç, Göçüktaş, Dikilitaş,
Besleksarnıcı, Bağbaşı, Akpınar,
Hamitköyü, Ardıçaltı, Köprübaşı, Yıkıkkahve,
Akçakilise, Gemiciburnu,
Hacılımusluğu, Eskiköy, Bullacık,
Düdenbaşı, Tekköprü, Çifteköprü, Taşkuyu,
Aladibeklikuyu. |
|
MİLLİ MÜCADELEDE BUCAK
|
|
Milli Mücadele günlerinde bir nahiye
durumunda olan Bucak (Oğuzhan) başta asker
olmak üzere her türlü katkıyla vatan
savunmasına katılmıştır. Birim olarak küçük
olduğu için Burdur Sancağı daha ön
plandadır. Bölge olarak birlikte hareket
edildiğinden bu inceleme de bölge olarak
yapılmış ve, Bucak'la ilgili çok Önemli
bilgilere rastlanmıştır.
İtalyan İşgali:
Bilindiği gibi Bucak'ımızın da içinde
bulunduğu bu bölge İtalyanlar tarafından
işgal edilmiştir. Halkımızda genel olarak
İtalyanlar'ın dostluğu yönünde bir eğilim
vardır. Bu eğilimin sebebi İtalyan işgal
siyasetinin bir gereğidir. Dostça davrananın
bir işgal kuvveti olması zaten başlı başına
bir çelişkidir.
İtalya, Londra ve St. Jean de Mouranna gizli
antlaşmalarıyla Anadolu'da işgal edeceği
yerleri belirlemiştir. (26.04.1915) Antalya,
Burdur, Batı Anadolu, İtalya'nın işgal
edeceği yerlerdir.
28.05.1919'da Antalya işgal edildi. Halka
karşı uzlaşmacı bir tavır göstererek hastane
ve
okul açtılar. Ama Antalyalılar buna itibar
etmediler.
Bucak, 25 Haziran 1919 günü İtalyanlar
tarafından işgal edildi. Bucak' a bir bölük
asker bırakıldı. 26 Haziranda Çeltikçi, 29
Haziranda da Burdur işgal edildi. Mondros
Mütarekesi'ne göre işgalin bir sebebi
olmalıydı. İtalyanlar, bu sebebi oluşturmak
için çeşitli yollar denediler. Devlet
zayıftı. İtalyanların gelmesiyle daha önceki
bölümlerde de bahsettiğimiz kendilerine efe
denen eşkıyalar türedi, çeşitli olaylar
çıktı, halk bundan şikayetçi oldu.
italyanlar da asayişi korumak amacı ile
işgal hareketine girişt | | | | |